26 Şubat 2016 - Çaresizlik

bu haftaki şizofrenik konumuz çaresizlik evet. bir çoğumuzda farklı şekilde nüksetse, hayatımızda farklı sonuçlara yol açsa da hissettirdikleri aynı. belki de günlük kullanımdaki gibi kendisi bir histir, bilemedim. gelin işin içinden birlikte çıkmaya çalışalım.

yazarken bir yandan da düşündüm ne olabilir ilk yaşamış olduğum çaresizlik diye. mamafih aklıma gelmedi. yakınlarda yaşadığım bir çaresizlikten dem vurayım dedim yine olmadı. sandığınız gibi tasasız bir insan değilim, çok kere de çaresiz kaldığımı hatırlıyorum. ama neden ötürü oldukları aklıma bir türlü gelmiyor. belki de zihnimiz yaşadığımız çaresizlikleri bilinç altına atıyordur, bilemiyorum. ama çaresiz kaldığımız zamanları "neticesi iyi değilse" kolay kolay hatırlayamadığımız bir gerçek.

ne bu çaresizlik peki, acaba herkesteki tanımı aynı mı? genelde birçok metaya istemsizce farklı anlamlar yüklesem de bu sefer fikirdaş olduğumuza eminim nedense. içine sürüklenilen durumu veya tercihlerimizin sonuçları içerisinden çıkamamak yada çıkacak yol bulamamak olmalı çaresizlik. misal öleceği tıbben kesinleşmiş kişi "yaşama yönünden çaresiz"dir. yine küstürdüğü kişiye özlem duyan kişinin çaresizliği çeşitli sebeplerle ondan gidip özür dileyememektir. hem de her ne kadar kolayca yapılabiliyor gibi olsa da.

çaresizliğin ise biri basit diğeri zor iki çözümü var. basit olandan başlayalım; zamanı geri almak. bakın 3 kelime sadece. zor olana gelecek olursak ise öngörülü olmak. şu an alınan kararların ilerideki sonuçlarını öngörmeniz çaresizliklerinizin bir kısmını bertaraf edebilir. fakat sizin inisiyatifinizden kaynaklanmayan (sağlık vs gibi durumlardan kaynaklanan) çaresizlikler de ise bu yetersiz kalıyor. bunlarda ise bakış açınızı değiştirmeniz gerekiyor. belkide karşılaşmaktan çekindiğiniz sonuç sizin çaresizliğinizin değil çarenizin kendisidir, bunu kim bilebilir? Bunlar benimkileri çözmez diyorsanız, yazın bana bakalım bulabilecekmiyiz...

Play