07 Ocak 2016 - Avukatlık Mesleği Üzerine

şimdi size türkiyede avukatlığın ne kadar zor olduğunu gösteren trajikomik bir hikaye anlatacağım. gizlilik ilkesi gereği çok ayrıntıya girmeyeceğim.

müvekkile encümen kararıyla, haksızlığı güvenlik kamerası görüntüleriyle sabit "haksız" bir para cezası kesilir. para cezası tebligatı üzerinde "iptali için x mahkemesine başvurabilirsiniz" yazmaktadır. gerekli incelemeleri yaparız; mevzuatı, yargı kararlarını tararız, 4 4lük dilekçeyle tebligatta yer alan mahkemeye başvururuz.

mahkemede başvuruyu kabul eder, inceler, davalıya bizim dilekçeyi gönderir, onun cevabını bize gönderir, bizim cevaba cevabımızı ona gönderir yani "fiilen yargılamaya başlar", "esasa girer"

mahkeme sonradan farkeder ki mevzuatın bir yerlerinde kendisini bu davayı görmekten kurtaracak bir hüküm mevcut ve bu hüküm gereği "davayı yanlış yerde açmışsınız" diyerek görevsizlik kararı verir. tekrar hatırlatıyorum biz tebligatın üzerinde yazan mahkemede ve süresi içerisinde davayı açtık. mevzuat gereği herhangi bir yanlışımız da yok.

demem o ki, bu ülkede "birşeyi olmadığı halde olmuş gibi gösteren, açıkça sahte evrak düzenleyen" kolluğu suçlu duruma düşürebilecek doneleriniz olsa bile, karşınıza sürekli olmadık engeller çıkarılabilir. hakkın yerini bulma ihtimali avukatın idealistliği ve cesaretiyle doğru orantılıdır. sırf bu yüzden bile avukatlar "çantalı hırsız", "yalancı", "üçkağıtçı" gibi sıfatları haketmemektedirler. yaptığımız işin zorluğu ve bütün riskleri gözönünde bulundurduğunuzda kutsal bir meslek eda ettiğimizi zaten farkedeceksiniz. herşeyden önemlisi sizin de birgün avukata ihtiyacınız olabileceğini aklınızdan çıkarmayın...